Her ne kadar The Sun uyduruk bir gazete olsa da reklam güzel…

Yüksek lisansımın ilk 6 ayında kaldığım bir yurt vardı. Mutfağı, banyosu, tuvaleti müşterek, uyduruk bir yer… Hayatımda gördüğüm en kötü beslenen insan orada tanıdığım 1,90’lık ve 150 kiloluk bir Macar’dır. Adını hatırlayamadığım bu çocuk, benim o yurtta kaldığım 180 ve küsür gün boyunca istisnasız her akşam 2 parça şu büyük tavuk butları olur ya, but ve büyük bir parça etten oluşan, işte her akşam bir tencere yağda önce bunları ve peşinden yeni açtığı 1 kg’lık dondurulmuş patatesi kızartır yerdi. Kızartma dediğime bakmayın aslında… Adam bu yemeği daha ne kadar sağlıksız hale getirebilirim diye epeyce düşünmüş gibi içi yağ ve tavuk dolu tencereyi soğuk soğuk ocağa koyar öylece pişirirdi. Bir nevi yağda haşlama; varsa böyle bir şey… Daha kötüsü patatesler kızardıktan sonra tencereyi alır odasına giderdi; bir sonraki gün de içi yağ ve tavuk dolu aynı tencereyle geri gelirdi. Yağı değiştirdiğini hiç görmedim ve sanmıyorum.
Ne güzel unutmuştum pis herifi. Nereden düştüyse aklıma?


